DOSTUM
Hiç bilmez olur muyuz dostum
Karanlığa yürürken yüreğimde solan sevgi çiçeklerini…
Ve bir daha adın geçtiğinde o çiçeklerin yeşermeyeceğini…
Dostum!..
Beni kimse anlamadı ki.
Öyle bir an geldi sen bile anlamadın..
Bir gün karşıma çıktın dağ gibi
Geçemedim, aşamadım seni..
Öyle yüksektin ki hiç ulaşamam sanırdım
Ama şartlar peş peşe öyle çıktı ki karşıma…
Ben bile anlayamadım beni
Sen anlamaya çalışsan da beni..
Çözemedin sende değil mi?
Diğer çözdüğün bulmacalardan daha zordum;
Öyle demedin mi?....
Dostum!
Ben neydim, ne oldum bilemedim…
Yollarım çakıl taşlarıyla doldu
Günlerim onları çekmek yerine,
Onların çekilmesini beklemekle ziyan oldu…
Gönlüm gül bahçesi, istemesem de ben;
Mevsimi gelen her gül açtı…
Sonra da solup toprağa düşüverdi.
Her gül dikenini batırdı yüreğime.
Yüreğim döndü yangın yerine,
Yağmur damlaları düşmedi yüreğime...
Ne sensizlik, ne de seninle olmak…
Öyle zor ki arada kalmak…
Ağlamak…
Göz pınarlarım kuruyuncaya kadar…
Sonra çölleşmek her şeyiyle…
Ot bitmeyen bir vadi olana dek kurutmak…
Adını toprakla savurmak…
Dostum!..
Hüznüm kaldı ellerimde..
Rüzgarlar esse de hüznüm sürüklenmiyor peşlerinde…
Yine umutsuz yine çaresiz bir yolcuyum;
Son ver artık bu yolculuğa…
Kal burada benimle…
SIR
ufku gördüm düşümde
yeni hayallere yelken açmak vakti geçmiş
geç kalan duyguların ömrü kısaymış
sevmek vaktiyle güzel şimdiyse belay mış...
bu aralar adına şiirler yazıyorum
ve içi aşkın yasaklarıyla doluyor
haykırsam diyorum ama olmuyor
kendi içimde boğuluyor sana sarılamıyorum
bir masal evinin içinde sen ve ben
hayallerimden bile geçiremiyorum.
korkuyorum çünkü seni seviyorum
kimseye diyemediklerimi
şimdi kendime de söyleyemiyorum...
ewet korkuyorum sevgimi haykırmaktan
aldığım nefesleri vermek adına yaşıyorum
en çok ta kendimden kaçıyorum
çünkü bu sırrı birtek ben biliyorum...
Su misali düşlerin aktığı gönlüme
Bir de gözyaşlarımı bıraktım
Sensizliği yazdığım sözlere
Dönüp birkez daha baktım
Anladım ki güneş ve ay
Hatta dünyam senmişsin
Karanlık duygularımda telaş,
Ümitsizliğime ümitte sensin.
Gözlerin olmadığında gözlerimde
Acılar bir ok gibi kalbimde
Sen olmadığında gönlümde
Sözler boş ve anlamsız şiirlerimde...
Bırak gitsin acımasızca ayıranlar
Ardına bakmasın yollar
Sevgi yazılmadan okunursa masallar
Leylay’ı mecnun’u söyle kim anlar?..
DENİZ GÖZLÜM
Bir bahçe vardı gönlümün derinlilerinde
İçinde sadece mavi güller vardı sana özel
Çünkü çok severdin mavi gülleri sen….
Ve bir tanesi içlerinde en güzeliydi,
En göz alıcıydı.
Hatırlıyor musun Ey deniz gözlü yar!
Birlikte ekmiştik onu yüreğimize…
Ah etme! Bende biliyorum,
Günler çok çabuk gelip geçti.
Dün bahardı bu gün yaz,
Dün papatyalarla tac yapmıştım sana,
Bu gün kurumuş yaprakları kaldı sadece bana.
Ey deniz gözlüm!
Gözlerinde kayboldum,
Dert, keder her şey bir yana;
Sevgi, mutluluk gizli gözlerinin ardında.
Neşe kaynağım mısın sen,
Yoksa bir şubat soğuğunda,
Kapısını bana açacak tek insan mı?
Bilmiyorum melek misin ama,
Sen hayatımda en büyük gerçeksin…
Aşktan yoruldu demişler
Hayır deniz gözlüm! Endişe etme sen
Aşkından yorulmadım,usanmadım
Yok olmadım,yeniden dirildim ben…
Yüzünde mahzun bir ifade,
Bir hüzün var sanki gözlerinde
Ey deniz gözlüm!
Üzülme , haydi tut ellerimden;
Hala solmadı yüreğimdeki gül!
Bir tomurcuk verdi bile,
Seninle ektiğim gülbahçemde…
GECE
Bir siyah perde indi yine semaya,
Yeryüzü sessizliğe karıştı, gözler ışıktan uzaklarda…
Karanlığa tutsak hislerim, yükseliyor gökyüzüne
Hüznüm adım adım geziniyor damarlarımda
Izdırap okları saplanıyor buğulu gözlerle geceye
Zaman; umutlarımla kaçıyor benden.
Nereye baksam karşıma çıkıyor özlem.
Umudumu arıyorum her yerde
Yitirdiğim her şey onda saklı biliyorum.
Umudumu arıyorum gecede
Sessizlik, yalnızlık ve çaresizlik var ellerimde
Ve artık kahrolmuyor ızdırap çektirenler de….
Gülemiyor ağlamaya mahkum gözlerim
Sıcaklığını hissetmiyorum sevginin
Ve bulamıyorum kaybolan umutlarımı,
Ölüm gibi geziniyor, ulaşamıyorum istemekle…
Umutsuz da olsa devam etmek istiyorum yoluma,
Elimde ne varsa yanıma alarak…
Sadece siyah bir hüzün tanesi olduğunu unutarak…
Meğer umutlarım olmadan ne kadar da yalnızmışım..
Ruhsuz bir beden gibi kaldım,
anlamsızım…
Rüzgar dile getiriyor hüznümü,
Zamansız bir fırtına kopuveriyor,
Dalgalar sürüklüyor ruhumu,gecenin derinliklerine
Ve umutlar yine çok uzakta…
Kimseden bir yanıt gelmiyor sorularıma.
Birtek ben kalıyorum geride,
Ayışığı yansıyor tenime.
Gözlerim kapanıyor yine geceye…
Umudu düşlüyorum sadece hayallerimde…
AH GÖNLÜM
Akşam üzeri sürüklendim yine duygu selimde
Beynimde fırtınalar koptu.
Kasırgalar esti yorgun bedenimde
Bir yağmurdu; afet oldu, rahmet değil.
Yoksa nisan yağmurum,
Yılanın ağzına düşüp zehir mi olmuştu!..
Ah gönlüm!
Küsme bana ne olur…
Yüz çevirme sende her şey gibi…
Kaçıp gitsem uzaklara , bilmem nereye kadar?
Kalıp mücadele etmeliyim belki de,
Barış ilan etmeliyim kendi kendime…
Ama ya başaramazsam!
Yine kahrolursam…
O zaman ne çalacak bir kapı kalır geride,
Ne de o kapıyı çalacak yüz ben de!..
İşte düştüm böyle bir derde…
Hayallerimi süsleyen mutluluk bilmiyorum nerede,
Hangi ücra köşesinde hayatımın?..
Oysa bahara yelken açmıştım
Umutlar kucağımda,
Mutluluk için savaşmıştım…
Benim de hayallerim vardı baharın ardında saklı.
Gönlümde tomurcuklar vermişti sevgi çiçekleri…
Ama kopuverdi şimdi,
Soldu tomurcuklar, boynunu eğdi…
Yeniden su versem, acaba tekrar yeşerir miydi?
Yüreğim elimde değil artık
Yüreğimle çok savaştık…
Küstürdüm onu, incittim.
Geri dönüşü var mı düşünmedim!
Ah gönlüm!
Elimde bir buket çiçekle kapına dayandım…
Senden kaçmakla biliyorum,hata yaptım!
Pişmanım ama umutlarım hala sende
Haydi uzat ellerini,
Sevgimle geldim sana,
Sevgini ver sen de bana…
GİDİYORUM
Bir gecenin orta yerinde
Duruyorum yorgun bedenimle
Geçmişe dayıyorum sırtımı
Geleceği göremeyecek kadar karanlık,
Ve hüzün dolu hislerimle…
Yüreğimde açan her gülün
Solup giderken yüreğime bıraktığı dikenlerin
Acısıyla dayıyorum sırtımı geceye…
Bir mevsimdi, bahar gibi
Geldi ve geçti diyemiyorum aşklara…
Tutamıyorum sevgimin uzandığı kalpleri..
Yoksa vefasızlığın adı sevgi mi olmuş!!!
Gidiyorum karanlığa aldırmaksızın uzaklara
Gecenin içinden geçecek olsam da
Gidiyorum…
Yollar uzun, yollar engellerle dolu
Biliyorum…
En zoru sevdiklerimi terk ediyorum…
Hani nerde şimdi dağlar…
Adını haykırdığım dumanlı dağlar
Elimde adın yazılı kolyen
Ve gözlerimde ise hayalinle,
Gidiyorum...
Her adımı,
Sana kavuşacağımı düşleyerek atıyorum.
Öyle yapmazsam gidemem sende biliyorsun…
Seviyorum..
Ama mecburum…
Geride sana yazdığım şarkılar
Ve giderken bıraktığım hüznüm kalıyor…
Üzülme diyemiyorum…
Çünkü gidişin dönüşü yok biliyorum..
Ardımdan kara bulutlar el sallıyor senin yerine…
Beklemiyorum artık gidiyorum….
Elveda diyemeden toprağa basıp,
Geriye dönüp bakmadan rüzgarla savrulup
Gidiyorum..
Gidiyorum…
ŞEYDA ŞIRAYDER